- İngilizce Oyunlar Bölümünde İlkokul 2. ve 3. Sınıf Yayında ... - Kıymetli Öğretmenlerimiz; Konu anlatımlarını ve testleri akıllı tahta yardımıyla sınıflarınızda ücretsiz, güvenle ve zevkle kullanabilirsiniz ... - Konu anlatımlarımızı ve testlerimizi beğendiyseniz, Facebook ve Twitter'da arkadaşlarınıza duyurabilirsiniz ...

Have got / Has got (Sahip olmak ...)

Have got / Has got (Sahip olmak ...)
1 Bu yapı, kişi(ler)in sahip oldukları nesne(ler) veya akraba(lar) anlatılırken kullanılır. Örnekleri inceleyiniz.

I have got a beautiful caravan.
(Ben, güzel bir karavana sahibim.)
have got a big farm.
(Ben, büyük bir çiftliğe sahibim.)

You have got a lot of friends.
(Sen, pek çok arkadaşa sahipsin.)

She has got an aunt and an uncle.
(O, bir hala ve bir amcaya sahip.)

Danny has got a pair of glasses.
(Danny, bir çift gözlüğe sahip.)

My little brother has got some beautiful pets.
(Benim küçük erkek kardeşimin birkaç tane güzel ev hayvanı var.)

She has got two plane tickets.
(O, iki uçak biletine sahip.)

Rose has got a brother.
(Rose, bir erkek kardeşe sahip.)

My cat has got three kittens.
(Benim kedim, üç yavruya sahip.)

This car has got two doors.
(Bu otomobil, iki kapıya sahip.)

We have got a very old house.
(Biz, çok yaşlı bir eve sahibiz.)

We have got a big family.
(Biz, büyük bir aileye sahibiz.)

Joe and Ann have got three children: two daughters and a son.
(Joe ve Ann, üç çocuğa; iki kız bir oğlana sahip.)
My mother has got four sisters and a brother.
(Annemin dört kız ve bir erkek kardeşi var.)
Robert has got a girlfriend. She is not a pretty girl.
(Robert, bir kız arkadaşa sahip. O, hoş (güzel) bir kız değil.)
Your friend, Martin has got a fantastic life.
(Arkadaşın, Martin'in muhteşem bir hayatı var.)

You have got a nice flute.
(Sen, güzel bir flüte sahipsin.)

We have got three dogs and a cat.
(Ben, üç köpek ve bir kediye sahibim.)

My grandparent has got a classical guitar.
(Büyük babam klasik bir gitara sahip.)

A basketball team has got five players.
(Basketbol takımının beş oyuncusu var.)

2 Kişi veya kişilerin, hayvan(lar)ın veya nesne(ler)in özelliklerini anlatırken - tarif ederken - kullanılır.
Rose has got brown hair and blue eyes.
(Rose, kahverengi saçlara ve mavi gözlere sahip.)

Tom has got black eyes.
(Tom, siyah gözlere sahip.)

She has got a lovely face and big black eyes.
(O, sevimli bir yüze ve iri siyah gözlere sahip.)

Her father has got small eyes.
(Onun babası, küçük gözlere sahip.)

Charles has got a very big nose.
(Charles, çok iri bir burna sahip.)

Your aunt has got dark hair and black eyes.
(Senin halan (teyzen) siyah saçlara ve siyah gözlere sahip.)

A monkey has got two big ears and a small nose.
(Maymun iki iri kulak ve küçük bir burna sahip.)

My grandma has got long grey hair.
(Büyük annem uzun gri saçlara sahip.)

Nicole has got short curly red hair and brown eyes.
(Nicole, kısa kızıl kıvırcık saçlara ve kahverengi gözlere sahip.)
Your dog has got beautiful eyes.
(Köpeğin güzel gözlere sahip.)

I have got small hands.
(Ben, küçük ellere sahibim.)

I have got straight hair, but Maria has got curly hair.
(Ben, düz saçlara, fakat Maria kıvırcık saçlara sahip.)
I have got blue eyes, and my mother has, too.
(Ben, mavi gözlere sahibim ve annem de ...)
Lucy has not got brown eyes and fair hair.
(Lucy, kahverengi gözlere ve sarı saçlara sahip değil.)
I have got bright black eyes.
(Ben, parlak siyah gözlere sahibim.)

3 have got ve has got, hastalıklardan söz ederken kullanılır.
I have got a stomach ache.
(Mide ağrım var.)

My father has got a terrible headache.
(Babamın korkunç bir baş ağrısı var.)

He has got a broken leg.
(Onun kırık bir kolu var.)

You have got a backache.
(Senin sırtın ağrıyor.)

I have got mumps. 
(Kabakulağım var.)
I have got a sore throat. 
(Boğazım ağrıyor.)
Sally has got a bad fever. 
(Sally’nin çok kötü ateşi var.)

Olumsuz yapıda haven't got veya hasn't got kalıplarından birisi kullanılır. 
We haven't got a big house.
(Biz, büyük bir eve sahip değiliz.)
I haven't got long hair with blue eyes.
(Ben, uzun saçlara ve mavi gözlere sahip değilim.)
You haven't got a big family.
(Sen, büyük bir aileye sahip değilsin.)

She hasn't got two plane tickets.
(O, iki uçak biletine sahip değil.)

He hasn't got a brother and a sister.
(O, bir erkek ve kız kardeşe sahip değil.)

We haven't got a dictionary.
(Biz, bir sözlüğe sahip değiliz.)

Mary has not got an uncle.
(Mary, bir amcaya sahip değil.)

You have not got short straight hair and a moustache.
(Sen, kısa düz saçlara ve bıyığa sahip değilsin.)
Your house has not got an air conditioner.
(Senin evinde bir klima yok.)

They have not got any money.
(Onlar, hiç paraya sahip değil.)

(Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce'ye aittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta bulunanlar hakkında, hukuk büromuz her türlü yasal işlemi uygulayacaktır. Üçüncü kişilere duyurulur ...)

Bu İngilizce konu anlatımı 12,420 kez okundu.

Yorumlarınız

diloş 25 May 2016 20:10

gayet güzel beğendim de bilgiler çoğaltılmalı diye düşünüyorum.

Melis a. 11 May 2016 19:37

Çok teşekkür ederim çok çok çok çok güzel olmuş

seyran b. 1 April 2016 16:11

çok beğendim

Adını v. 26 November 2015 18:06

Bence güzel bir site yapanın ellerine saglık çok işime yaradı

gözde Ş. 24 November 2015 19:07

teşekkür ederim. çok yardımcı oldunuz

helin y. 4 November 2015 19:04

HEPİNİZİN ELLERİNE SAĞLIK ÇOK TEŞEKKÜRLER ÇOK İYİ BİR SİTE:)):)):)):)):)):)):)):)):)):)):)):))

bilinmeyen 16 October 2015 18:16

Çok tşkkur ederim. Harika bir site gercekten

Rabia K. 23 April 2015 16:56

Performans ödevimi yaparken bana çok yardımcı oldu. Yüksek puan bekliyorum. Tesekkür ederim. :)

koray i. 23 December 2014 19:56

harika bir site siz turkler ne diyor harkülade.... :)

Yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz

Konu anlatımı

İngilizce konu anlatımı Türkçe anlamlarıyla birlikte, örnek cümleler ile anlatılmaktadır.