- İngilizce Oyunlar Bölümünde İlkokul 2. ve 3. Sınıf Yayında ... - Kıymetli Öğretmenlerimiz; Konu anlatımlarını ve testleri akıllı tahta yardımıyla sınıflarınızda ücretsiz, güvenle ve zevkle kullanabilirsiniz ... - Konu anlatımlarımızı ve testlerimizi beğendiyseniz, Facebook ve Twitter'da arkadaşlarınıza duyurabilirsiniz ...

Lise 9. Sınıf 1. Ünite 2. Ders The Simple Future Tense (Basit Gelecek Zaman)

The Simple Future Tense

Gelecekte yapılacak bir eylemin anlatılması için kullanılan yapıyı öğreneceğiz. İngilizce’de bu yapıya The Simple Future Tense denir; Türkçe’ye Basit Gelecek Zaman diye çevirebiliriz.

Bu yapı, konuşma anında verilen kararların anlatılmasında, tahminde bulunmada, isteklilik veya isteksizlik bildirmede, tekliflerde de kullanılır.

Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

I will watch TV tonight. (Bu akşam televizyon seyredeceğim.)

I will finish my homework tomorrow. (Ben yarın ödevimi bitireceğim.)

He will leave tomorrow. (O yarın ayrılacak.)

We will go to Fethiye next month. (Biz gelecek ay Fethiye gideceğiz.)

Your brother will start school next year. (Erkek kardeşin gelecek yıl okula başlayacak.)

They will sell their old car soon. (Onlar yakında eski arabalarını satacaklar.)

She will mend my computer tomorrow. (O yarın benim bilgisayarımı tamir edecek.)

I will do the washing up. (Ben bulaşıkları yıkayacağım.)

I will go and get some bread. (Ben gideceğim ve biraz ekmek getireceğim.)


Tahminde bulunulurken, probably (muhtemelen) kelimesi getirilir.

She will probably go to the party tomorrow evening. (O muhtemelen yarın akşam partiye gidecek.)

Hakan is ill. He will probably go to the hospital tomorrow. (Hakan hasta. O muhtemelen yarın hastaneye gidecek.)

Tahmin, umut, beklenti ifade eden cümleler de bu yapı ile kurulur.

I think I will visit my grandmother tomorrow. (Sanıyorum ki; yarın büyük annemi ziyaret edeceğim.)

I think he won’t finish his school next year. (Sanıyorum ki; o gelecek yıl okulunu bitiremeyecek.)

I suppose you will write a story next week. (Sanıyorum, sen gelecek hafta bir hikâye yazacaksın.)

I suppose my mother will make a cake tomorrow. (Sanıyorum, annem yarın bir kek yapacak.)

I hope Jane will come to the party next week. (Umuyorum ki, Jane gelecek hafta partiye gelecek.)

I hope I will mend my bicycle tomorrow. (Umuyorum ki, ben yarın bisikletimi onaracağım.)


Basit Gelecek Zaman’da olumlu bir cümle şöyle kurulur:

Subject + will + verb1 + time expressions.

(Subject: özne; verb: fiil; time expressions: zaman zarfı, demektir.)

Bu zaman kipinde, will yardımcı fiili vardır; bütün öznelerle kullanılır.

Main verb (asıl fiil) birinci halde (present form)dir.


Yardımcı fiil, olumsuzluk eki not ile will + not = won’t şeklinde birleşik yazılır.

I will not watch TV tonight. (Bu akşam televizyon seyretmeyeceğim.)

I will not finish my homework tomorrow. (Ben yarın ödevimi bitirmeyeceğim.)

He will not leave tomorrow. (O yarın ayrılmayacak.)

We will not go to Fethiye next month. (Biz gelecek ay Fethiye gitmeyeceğiz.)

Your brother won’t start school next year. (Erkek kardeşin gelecek yıl okula başlamayacak.)

They won’t sell their old car soon. (Onlar yakında eski arabalarını satmayacaklar.)

She won’t mend my computer tomorrow. (O yarın benim bilgisayarımı tamir etmeyecek.)

I won’t do the washing up. (Ben bulaşıkları yıkamayacağım.)

I won’t go and get some bread. (Ben gitmeyecek ve biraz ekmek getirmeyeceğim.)

Bu yapı, eylemin yapılmayacağını gösterir.


Cümle; will ile başlıyorsa, soru halindedir.

Will I watch TV tonight? (Bu akşam televizyon seyredecek miyim?)

Will I finish my homework tomorrow? (Ben yarın ödevimi bitirecek miyim?)

Will he leave tomorrow? (O yarın ayrılacak mı?)

Will we go to Fethiye next month? (Biz gelecek ay Fethiye gidecek miyiz?)

Will your brother start school next year? (Erkek kardeşin gelecek yıl okula başlayacak mı?)

Will they sell their old car soon? (Onlar yakında eski arabalarını satacaklar mı?)

Will she mend my computer tomorrow? (O yarın benim bilgisayarımı tamir edecek mi?)

Will I do the washing up? (Ben bulaşıkları yıkayacak mıyım?)

Will I go and get some bread? (Ben gidecek ve biraz ekmek getirecek miyim?)


Birisine veya birilerine teklifte bulunurken, Shall ile başlayan soru(lar) kullanılır.

You are very tired. Shall I help you? (Siz çok yorgunsunuz. Yardım edeyim mi?)

Your suitcase is very heavy. Shall I carry it? (Bavulunuz çok ağır. Onu taşıyayım mı?)

Suna is ill. Shall I help her? (Suna hasta. Ona yardım edeyim mi?)

Shall we go to the theatre tonight? (Bu gece tiyatroya gidelim mi?)


The Simple Future Tense ile yapılan If clauses (şart cümleciklerini) de görelim.

If you are hungry, you will eat a sandwich. (Acıktıysan, sandviç yiyeceksin.)

You will drink water if you are thirsty. (Susadıysan su içeceksin.)

If you are cold, you will close the windows. (Üşürsen, pencereleri kapatacaksın.)

They will take a taxi if they are late. (Onlar geç kalırlarsa, bir taksiye binecekler.)

If Okan goes to Paris, he will visit the Eiffel Tower. (Okan Paris’e giderse, Eiffel Kulesi’ni ziyaret edecek.)

You will take an umbrella if it rains. (Yağmur yağarsa, sen (bir) şemsiye alacaksın.)

If you come, you will take a shower. (Sen gelirsen, duş alacaksın.)

You will take some medicine if you have got a headache. (Başın ağrırsa, biraz ilâç alacaksın.)

If you go to İstanbul, you will visit the Dolmabahçe Palace. 

(İstanbul’a gidersen, Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret edeceksin.)

We will go out if Suna telephones. (Suna telefon ederse, biz dışarıya çıkacağız.)

If his mother is ready, they will leave. (Annesi hazırsa, onlar ayrılacaklar.)


Question words (soru kelimeleri) ile yapılan şu örnekleri de inceleyiniz.

What will you do tomorrow? (Yarın ne yapacaksın?)

I will have breakfast tomorrow (Ben yarın kahvaltı yapacağım.)

What will Hakan do tomorrow afternoon? (Hakan yarın öğleden sonra ne yapacak?)

He will visit the Dolmabahçe Palace tomorrow afternoon.

(O yarın öğleden sonra Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret edecek.)

Where do you go tomorrow? (Yarın nereye gideceksin?)

I will go to school tomorrow. (Ben yarın okula gideceğim.)

Who will cook the meals tomorrow? (Yarın yemekleri kim pişirecek?)

My mother will cook the meals tomorrow. (Annen yarın yemekleri pişirecek.)

Who will repair the chimney tomorrow? (Yarın bacayı kim onaracak?)

The repairman will repair the chimney tomorrow. (Tamirci yarın bacayı onaracak.)

When will he finish his school? (O ne zaman okulu bitirecek?)

He will finish his school next year. (O gelecek yıl okulunu bitirecek.)

When will your dress be ready? (Elbisen ne zaman hazır olacak?)

It will be ready after breakfast. (O kahvaltıdan sonra hazır olacak.)

Bu zaman kipinde kullanılan time expressions (zaman zarfları) şunlardır: Soon (yakında), today (bugün), tonight (bu gece), this morning (bu sabah), this afternoon (bu öğleden sonra), this week (bu hafta), this evening (bu akşam), this year (bu yıl), next week (gelecek hafta), next month (gelecek ay), next year (gelecek yıl), tomorrow (yarın), tomorrow morning (yarın sabah), tomorrow afternoon (yarın öğleden sonra), tomorrow evening (yarın akşam), vb.

Bu zaman zarflarının, The Near Future Tense (Yakın Gelecek Zaman)da da kullanıldığını unutmayınız.

(Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce’ye aittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta bulunanlar hakkında, hukuk büromuz her türlü yasal işlemi uygulayacaktır. Üçüncü kişilere duyurulur ...)


Bu İngilizce konu anlatımı 4,598 kez okundu.

Yorumlarınız

Berfin Ç. 1 May 2016 15:27

cok guzel sıte cok begendım

MEDİNE . 26 January 2016 16:27

ÇOK GÜZELOLMUŞ M

Eylül 3 January 2016 21:59

konu çok güzel anlatılmış çok beğendim TEŞEKKÜRLER...

BURAK 27 April 2015 21:00

GÜZEL OLMUŞ =D

menekşe a. 23 April 2015 16:39

çok güzel beğendim

Yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz

Konu anlatımı

İngilizce konu anlatımı Türkçe anlamlarıyla birlikte, örnek cümleler ile anlatılmaktadır.