- İngilizce Oyunlar Bölümünde İlkokul 2. ve 3. Sınıf Yayında ... - Kıymetli Öğretmenlerimiz; Konu anlatımlarını ve testleri akıllı tahta yardımıyla sınıflarınızda ücretsiz, güvenle ve zevkle kullanabilirsiniz ... - Konu anlatımlarımızı ve testlerimizi beğendiyseniz, Facebook ve Twitter'da arkadaşlarınıza duyurabilirsiniz ...

Lise 9. Sınıf 1. Ünite The Present Perfect Tense (Yakın Geçmiş Zaman)

The Present Perfect Tense

Yeni bitmiş, fakat etkisi devam eden eylemin anlatılması için kullanılan yapıyı öğreneceğiz. İngilizce’de bu yapıya The Present Perfect Tense denir. Bu kipi, Türkçe’ye Yakın Geçmiş Zaman diye çevirebiliriz. Eylemin sonucu eylemin kendisinden daha önemlidir.

Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

I have brushed my teeth. (Ben dişlerimi fırçaladım.)

Ali has mended his bicycle. (Ali bisikletini tamir etti.)

You have done your homework. (Sen ev ödevini yaptın.)

You have ironed your shirts. (Sen gömleklerini ütüledin.)

I have washed the dishes. (Ben, bulaşıkları yıkadım.)

We have used our computer. (Biz, bilgisayarımızı kullandık.)

Your dog has barked. (Köpeğin havladı.)

They have telephoned their mother. (Onlar, annelerine telefon ettiler.)

Hikmet has finished his Geography lecture. (Hikmet, coğrafya dersini tamamladı.)


Yakın Geçmiş Zaman’da olumlu bir cümle şöyle kurulur:

Subject + have / has + verb3 + time expressions.

(Subject: özne; verb: fiil; time expression: zaman zarfı, demektir.)

Olumlu cümlede iki yardımcı fiilden biri kullanılır.

Fiil, (past participle) üçüncü haldedir.

Yardımcı fiiller şu özneler ile kullanılırlar:

Has – he, she, it; have – you, we, you, they …

İngilizce’de fiiller irregular (düzensiz), regular (düzenli) olarak ikiye ayrılırlar. Filler de üç halde bulunurlar: Present (şimdiki zaman hali), past (di’li geçmiş hali), past participle (mişli geçmiş hali) ...

Düzensiz fiillerin ikinci ve üçüncü halleri farklıdır. Belli bir kurala göre değişmezler.

Düzensiz fiillerin bazılarının üç hali de aynıdır: Put (koymak, yerleştirmek), cut (kesmek) gibi...  Bazılarının ikinci ve üçüncü halleri aynıdır: Teach (öğretmek), taught, taught gibi... Bazılarının her üç hali farklıdır: Break (kırmak), broke, broken gibi... Bazılarının da birinci ve üçüncü hali aynı, ikinci hali farklıdır: Run (koşmak), ran, run...

Düzenli fiiller, ikinci ve üçüncü hale geçerken belli kurallara uyarlar. Sonlarına - d, - ed, - ied eklerinden birini alırlar.

Sonu - e ile biten like (sevmek, hoşlanmak), liked, liked; use (kullanmak), used, used gibi...

Fillerin büyük çoğunluğunun sonuna - ed eki getirilir. Play (oynamak), played, played; wash (yıkamak), washed, washed; brush (fırçalamak), brushed, brushed gibi...

Fiilin son harfi - y, ondan önceki harf sessiz ise y düşer ve - ied eki getirilir: Study (ders çalışmak), studied, studied; cry (ağlamak), cried, cried; try (denemek), tried, tried vb. gibi...

Bu zamanda just (biraz önce; şimdi), already (demin; şu anda), never (asla), yet (henüz; daha), for (- den beri), since (- den beri), ever (hiç; şimdiye kadar) vb. gibi zaman zarfları kullanılır.

Just; eylemin söz konusu olan zamandan az önce yapıldığının belirtildiği durumlarda kullanılır.

You have just brushed your teeth. (Biraz önce dişlerini fırçaladın.)

He has just ironed his shirt. (O, gömleğini henüz ütüledi.)

Already; eylemin belirsiz bir zaman önce gerçekleştiğini ifade etmekte kullanılır.

They have already sold ten balloons. (Demin on balon sattılar.)

I have already done my homework. (Ben ödevimi çoktan yaptım.)

Never; olumlu cümleye olumsuz anlam kazandırır.

Rose has never seen a kangaroo. (Rose hiç kanguru görmedi.)

Selim has never grown vegetables. (Selim hiç sebze yetiştirmedi.)

Yet; olumsuz cümle ve soru cümlesinde, cümle sonunda yer alır. Bir eylemin gerçekleşmesinin beklendiği, veya yakın zamana kadar gerçekleşme imkanı olmuş, ama konuşma anına kadar gerçekleşmemiş olan eylemlerden söz edilirken kullanılır.

You haven’t borrowed any books yet. (Sen daha hiç ödünç kitap almadın.)

We haven’t finished our breakfast yet. (Biz kahvaltımızı daha bitirmedik.)

Has she had a party yet? (O henüz bir parti vermedi mi?)

Have you worn your new coat yet? (Sen henüz yeni paltonu giymedin mi?)

For; eylemin ne kadar sürdüğünü gösterir.

Hasan has lived in Ankara for ten years. (Hasan on yıldır Ankara’da oturmaktadır.)

Mr İnce has been a teacher for sixteen years. (Bay İnce onaltı yıldır öğretmenlik yapmaktadır.)

Since; eylemin ne zaman başladığını gösterir.

We have met Salih since 1990. (Biz, Salih’i 1990’dan beri tanırız.)

You have played the guitar since 1975. (Sen, 1975 yılından beri gitar çalmaktasın.)


Cümle; has veya have yardımcı fiillerinden birisi ile başlıyorsa, soru halindedir.

Yardımcı fiiller şu özneler ile kullanılırlar:

Has – he, she, it; have – you, we, you, they …

Main verb (asıl fiil) üçüncü halde (past participle)dır.

Have you ironed your shirts yet? (Gömleğini hâlâ ütülemedin mi?)

Have you done your homework? (Ödevini hâlâ yapmadın mı?)

Have you eaten your lunch yet? (Sen hâlâ öğle yemeğini yemedin mi?)

Has she brushed her teeth yet? (O hâlâ dişlerini fırçalamadı mı?)

Has Mehmet come yet? (Mehmet hâlâ gelmedi mi?)

Have they seen a doctor? (Onlar, hastanede (bir) doktor gördüler mi?)


Yardımcı fiiller, olumsuzluk eki not ile has + not = hasn’t; have + not = haven’t şeklinde birleşik yazılırlar.

He hasn’t done his homework yet. (O hâlâ ödevini yapmadı.)

He hasn’t ironed his shirts yet. (O hâlâ gömleklerini ütülemedi.)

We haven’t finished our breakfast yet. (Biz hâlâ kahvaltımızı bitirmedik.)

I haven’t brushed my teeth yet. (Ben hâlâ (daha) dişlerimi fırçalamadım.)

You haven’t mended your bicycle. (Sen bisikletini tamir etmedin.)

I haven’t seen my cat yet. (Ben hâlâ kedimi görmedim.)

They haven’t gone to the match yet. (Onlar hâlâ maça gelmediler.)

You haven’t played football yet. (Siz hâlâ futbol oynamadınız.)


Question words (soru kelimeleri) ile yapılan şu örnekleri de inceleyiniz.

Who has mended Ayşe’s car? (Ayşe’nin otomobilini kim onardı?)

Robert has mended Ayşe’s car. (Robert, Ayşe’nin otomobilini onardı.)

What have you done? (Sen ne yaptın?)

I have cleaned my room. (Ben odamı temizledim.)

How has Orhan gone to his office? (Orhan ofisine nasıl gitti?)

He has gone to his office by car. (Orhan ofisine otomobille gitti.)

How many pencils have you bought? (Kaç tane kurşun kalem satın aldın?)

I have bought four pencils. (Dört tane kurşun kalem satın aldım.)

(Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce’ye aittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta bulunanlar hakkında, hukuk büromuz her türlü yasal işlemi uygulayacaktır. Üçüncü kişilere duyurulur ...)


Bu İngilizce konu anlatımı 6,343 kez okundu.

Yorumlarınız

zeyzeyzeo 24 October 2016 20:34

teekkürler ciddden sgl

piri r. 28 December 2015 21:58

Sağolasınız.Emeğinize sağlık.

Yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz

Konu anlatımı

İngilizce konu anlatımı Türkçe anlamlarıyla birlikte, örnek cümleler ile anlatılmaktadır.