- İngilizce Oyunlar Bölümünde İlkokul 2. ve 3. Sınıf Yayında ... - Kıymetli Öğretmenlerimiz; Konu anlatımlarını ve testleri akıllı tahta yardımıyla sınıflarınızda ücretsiz, güvenle ve zevkle kullanabilirsiniz ... - Konu anlatımlarımızı ve testlerimizi beğendiyseniz, Facebook ve Twitter'da arkadaşlarınıza duyurabilirsiniz ...

Ortaokul 6. Sınıf 8. Ünite (Parties) Konu Anlatımı

Bu ünitede parti verme ve organizasyonunu temel alan, geleceğe dönük planlanmış eylemleri anlatmayı öğreneceğiz. Önce hazırlık sorularını görelim:

Whose birthday party is this? (Bu, kimin doğum günü partisi?)

Why don’t we have a surprise party for Selen? 

(Selen için neden bir sürpriz parti düzenlemiyoruz?)

When is your birthday? (Doğum günün ne zaman?)

Do you like parties? (Partileri sever misin?)

When is the birthday party? (Doğum günü partisi ne zaman?)

When is your party going to be? (Partin ne zaman olacak (düzenlenecek)?)

Who can you invite to your party? (Partine kimleri davet edebilirsin?)

When do you usually have parties? (Genellikle na zaman parti verirsin?)

Would you like to dance with me? (Benimle dans etmek ister misin?)

What do you usually wear for the parties? (Partilerde genellikle ne giyersin?)

What is your favourite party activity? (En sevdiğin parti etkinliği nedir?)

Would you like to join my birthday party? (Doğum günü partime katılmak ister misin?)

Would you like to come to my birthday party?

(Doğum günü partime gelmek ister misin?)

Do you want to give a party? (Bir parti vermek istiyor musun?)

Would you like to call your girl friend? (Kız arkadaşına telefon etmek istiyor musun?)

Are you going to take anyone to the party? (Partiye birisini götürecek misin?)

When is she going to have a party? (Ne zaman bir parti yapacak?)

Are you going to decorate the garden on Friday?

(Cuma günü bahçeyi süsleyecek misin?)

Who is buying the birthday cake? (Doğum günü pastasını kim satın alacak?)

Where are they having the party? (Partiyi nerede düzenliyorlar?)

What time does the party start in the evening? (Parti akşam saat kaçta başlıyor?)

Are you coming to fancy dress party? (Kıyafet balosuna geliyor musun?)

Do you like fancy dress party? (Kıyafet balosunu sever misin?)

Why don’t you join us? (Sen bize (grubumuza) niçin katılmıyorsun?)

What would you like to wear at the party? (Partide ne giymek istiyorsun?)

When would you like to come to the party? (Partiye ne zaman gelmek istiyorsun?)

Do you like rock music? (Rock müzik sever misin?)

How do people celebrate their wedding anniversaries in Turkey?

(Türkiye’de insanlar evlilik yıldönümlerini nasıl kutlarlar?)


Şimdi de örnek cümleleri görelim:

I love garden parties with my family. (Ailemle bahçe partilerini severim.)

Some people give parties, but most of people don’t.

(Bazı insanlar parti verirler, fakat çoğu parti vermez.)

The rich people usually give parties. (Genellikle zengin insanlar partiler verirler.)

Most of people in Turkey go out for dinner. 

(Türkiye’deki insanların çoğu dışarıya yemeğe çıkarlar.)

Some couples invite their close friends and relatives to their houses and have fun together. 

(Bazı çiftler (eşler), yakın arkadaşlarını ve akramalarını evlerine davet eder ve birlikte eğlenirler.)

Suna is going to clean the garden for the party.

(Suna parti için bahçeye temizleyecek.)

I am going to give a surprise party for Sally. (Sally için sürpriz bir parti vereceğim.)

My birthday party is on June 5th. It is at 14.00 on Sunday.

(Doğum günü partim 5 Haziran’da. Pazar günü saat 14’de.)

Next Sunday is my birthday. (Gelecek Pazar benim doğum günüm.)

I am going to give a birthday party. (Doğum günü partisi vereceğim.)

I will have a party at home. (Evde bir parti düzenleyeceğim.)

I want to invite my friends to my birthday party. 

(Arkadaşlarımı doğum günü partime davet etmek istiyorum.)

I am going to preparare a guest list. (Davetli listesi hazırlayacağım.)

I am going to order beverages. (Alkolsüz içecekleri sipariş vereceğim.)

Rose is going to make a big cake. (Rose büyük bir pasta yapacak.)

Tom is going to bring the fruit juices. (Tom meyva sularını getirecek.)

My aunt is going to bake cookies. (Teyzem kurabiyeleri pişirecek.)

I am going to write a few invitation cards to my friends.

(Arkadaşlarıma birkaç davetiye yazacağım.)

I am going to select music for the party. (Parti için müzik seçeceğim.)

Suna’s brother is going to play the piano for the guests.

(Suna’nın erkek kardeşi davetlilere piyano çalacak.)

My father is going to buy party hats. (Babam parti şapkalarını satın alacak.)

You are going to call your friends. (Arkadaşlarına telefon edeceksin.)

I am going to be ready for the guests. 

(Misafirler için hazır olacağım (hazırlanacağım.))

Suna is going to meet her friends at the gate. 

(Suna arkadaşlarını kapıda karşılayacak.)

Your friends are going to wear different costumes.

(Arkadaşların değişik (farklı) elbiseler giyecekler.)

Mary is going to buy new clothes. (Mary yeni elbiseler satın alacak.)

Guests have party hats on their heads.

(Misafirlerin başlarında parti şapkaları var.)

Suna is going to be a princess at the party.

(Suna partide prenses olacak.)

Bob is going to be a clown at the party.

(Bob partide palyaço olacak.)

Maggie is going to be a singer at the party.

(Maggie partide şarkıcı olacak.)

Tom is going to organize the decorations. (Tom süslemeleri organize edecek.)

The party is starting at 8 p.m. (Parti (akşam) saat sekizde başlıyor.)

Beverages are soft drinks. (Gazlı içecekler alkolsüz içeceklerdir.)

Guests give you gifts on your birthday. (Misafirler doğum gününde sana hediyeler verir.)

The children are going to eat a birthday cake, cookies and sandwiches.

(Çocuklar doğum günü pastası, kurabiyeler ve sandviçler yiyecekler.)

They are going to drink lemonade and fruit juice.

(Limona ve meyva suyu içecekler.)

They are going to sing and dance at the party.

(Partide şarkı söyleyecek ve dans edecekler.)

They are going to dance in the garden. (Bahçede dans edecekler.)

They are going to have a good time. (Güzel vakit geçirecekler.)

Okan doesn’t know about party. This is a surprise for him.

(Okan partiyi bilmiyor. Bu onun için sürpriz.)

That’s very kind of you. I would be happy to.

(Çok naziksiniz. Mutlu oldum.)


Planlanmış, gelecekte yapılacak eylemleri anlatılırken The Near Future Tense (yakın gelecek zaman)ı kullanacağız.

I am going to buy party hats. (Ben, parti şapkaları satın alacağım.)

You are going to select music. (Sen, müzik seçeceksin.)

He is going to order a big cake. (O, büyük bir kek sipariş edecek.)

She is going to be ready for the guests. (O, konuklar için hazır olacak.)

We are going to give a party. (Biz, bir parti vereceğiz.)

They are going to call their parents. (Onlar, ailelerine telefon edecekler.)

Bu zaman formunda be going to yapısından sonra gelen verb (fiil) yalın haldedir.


Bir nesne veya eylem yapılmak istenirken would like’dan yararlanılır. Bu yapıdan sonra bir fiil gelecekse to ile bağlanır.

I would like a cup of tea. (Bir fincan çay istiyorum.)

He would like a glass of milk. (O, bir bardak süt istiyor.)

You would like to come home. (Sen eve gelmek istiyorsun.)

They would like to give a party. (Onlar parti vermek istiyorlar.)

Cümle would ile başlarsa soru halindedir. Would + not ile birleşip wouldn’t şeklinde kısaltılabilir.


İstek bildirirken want fiili de kullanılır.

I want a piece of paper. (Bir parça kağıt istiyorum.)

She wants to go to the cinema. (O, sinemaya gitmek istiyor.)

I want to hire a clown for my brother’s party.

(Erkek kardeşimin partisinde bir palyaço tutacağım.)

They want to dance at the party. (Onlar, partide dans etmek istiyorlar.)

Want’dan sonra gelen fiil to ile birleşir. Eğer isim geliyorsa bir şey almaz.


Let’s ile bir eylemi yapmayı öneririz.

Let go to the disco! (Diskoya gidelim!)

Let’s wear party costumes! (Parti elbiselerimizi giyelim!)

Let’s take a taxi! (Bir taksiye binelim!)

Let’s invite Suna to our party. (Suna’yı partimize davet edelim.)

Let’s’den sonra gelen verb (fiil) yalın haldedir.


Bir teklifin yerine getirilemeyeceği I am afraid ön cümlesi ile belirtilir. Bu yapıyı tamamlayan cümle sebebi bildirir.

I am afraid I can’t. I really need to study. Thanks for inviting me.

(Korkarım ki gelemem. Ders çalışmaya ihtiyacım var. Beni davet ettiğiniz için teşekkür ederim.)

I am afraid I can’t play football.

(Korkarım ki futbol oynayamam.)

I am afraid Mary can’t dance. She’s ill.

(Korkarım ki Mary dans edemez. Hasta.)


Kişi, kendi isteği dışında, birisinin veya çevresinin baskısı-etkisiyle bir eylemi yapıyorsa, have to / has to kipi kullanılır.

I have to walk to school. (Okula yürümek zorundayım.)

You have to buy candles and party hats.

(Sen mumlar ve parti şapkaları satın almak zorundasın.)

He has to study English very much.

(O, çok sıkı İngilizce çalışmak zorunda.)

She has to wash the dishes.

(O, bulaşık yıkamak zorunda.)

We have to get up early on weekdays.

(Hafta içinde erken kalkmak zorundayız.)

They have to call the police.

(Onlar, polis çağırmak zorundalar.)

Olumsuz yapı don’t ve doesn’t ile kurulur. Olumlu yapıdaki has to, have to olur.

He doesn’t have to go to school on Sundays.

(O, pazarları okula gitmek zorunda değil.)

They don’t have to get on the bus.

(Onlar, otobüse binmek zorunda değiller.)


Bir fikir belirtirken, I think yapısı kullanılır.

I think I am busy on Friday.

(Cuma günü meşgul olacağımı sanıyorum.)

I think he can’t play chess.

(Onun satranç oynamayacağını sanıyorum.)

(Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce’ye aittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta bulunanlar hakkında, hukuk büromuz her türlü yasal işlemi uygulayacaktır. Üçüncü kişilere duyurulur ...)


Bu İngilizce konu anlatımı 16,188 kez okundu.

Yorumlarınız

özlem 30 May 2016 13:23

sağolun

Ceyda T. 26 May 2016 16:25

çok güzeldi bana 8. ünite hakkında gerekli bilgiyi verdi.

furkan 20 March 2016 17:01

Çok güzel işime çok yaradı

banu 14 February 2016 18:41

hiç işime yaramadı

muhammed 29 September 2015 18:36

çok işime yaradı

xpp 29 September 2015 18:34

çok güzel bana çok yardımı dokundu

Tuncay Ç. 27 May 2015 19:59

Çok güzel insan her şeyi hemen anlıyor

beyza n. 21 May 2015 20:13

teşekkürler çok yardımcı oldunuz

sıla 21 May 2015 18:40

Sağolun çok yardımcı oldunuz:D :D :D

ipek 11 May 2015 17:30

çok sağolun sınava çalıştım çok yardımcı oldu

Betül 24 February 2015 19:51

Ödevimde çok işe yaradı çok teşekkürler emeğiniz için projemden 100 alçağıma eminim ;)

Yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz

Konu anlatımı

İngilizce konu anlatımı Türkçe anlamlarıyla birlikte, örnek cümleler ile anlatılmaktadır.