2014/2015 İlkokul, Ortaokul ve Lise İngilizce Konu
Anlatımları ve Testleri sorumatik.com.tr de başladı...

Ortaokul 6. Sınıf İngilizce 3. Ünite (Food and Drinks) Konu Anlatımı

Food (yiyecek(ler) ve drinks (içecekler)i tanıyacağız.

İngilizce’de isimler countable (sayılabilir) ve uncountable (sayılamaz) olarak ikiye ayrılır. Önce, sayılabilir isimlerden bazılarını görelim: potato (patates), tomato (domates), orange (portakal), banana (muz), carrot (havuç), pumpkin (balkabağı), cucumber (salatalık), pear (armut), egg (yumurta), strawberry (çilek), leek (pırasa), melon (kavun), watermelon (karpuz), vb. …

Sayılamayan (uncountable) isimler ise sıvı, toz veya gaz halindeki nesnelerdir. Coffee (kahve), tea (çay), salt (tuz), ice-cream (dondurma), water (su), sugar (şeker), rice (pirinç), flour (un), butter (tereyağı), coke (kola), meat (et), mineral water (maden suyu), vb. ni örnek olarak sayabiliriz.

Sayılamayan isimlerin miktarı bir ambalaj veya ölçü birimi ile gösterilir. Örnekleri inceleyiniz. A bar of chocolate (bir kalıp çikolata), a cup of coffee (bir fincan kahve), a piece of cake (bir parça kek), a loaf of bread (bir somun ekmek), a bottle of milk (bir şişe süt), a glass of water (bir bardak su), a can of coke (bir kutu kola), a kilo of meat (bir kilo et), a kilo of lamb steaks (bir kilo kuzu bifteği), a sprig of parsley (bir demet maydonoz), a roll of toilet paper (bir rulo tuvalet kâğıdı), a slice of bread (bir dilim ekmek), a bowl of sugar (bir kâse şeker), a packet of butter (bir paket tereyağı), a cube of ice (bir kalıp buz)), a jug of water (bir sürahi su), a bunch of grapes (bir salkım üzüm), a packet of tea (bir paket çay), a small piece of chicken (küçük bir parça tavuk), a box of automatic washing powder (bir paket otomotik çamaşır yıkama tozu), a packet of tomato soup (bir paket domates çorbası), a packet of baby food (bir paket bebek yiyeceği (maması)), a pot of yoghurt (bir kâse yoğurt), a jar of honey (bir kavanoz bal), a tube of toothpaste (bir tüp diş macunu), a sprig of spinach (bir demet ıspanak), a bar of soup (bir kalıp sabun), a litre of milk (bir litre süt), a carton of juice (bir karton meyva suyu), a tin of peas (bir kutu bezelye), vb. gibi …


Bir yerde tekil bir nesnenin var olduğu there is __________ . kalıbı ile gösterilir. Örnekleri inceleyiniz.

There is an egg on the table. (Masanın üzerinde bir yumurta var.)

There is a banana in the fridge. (Buzdolabında bir muz var.)

Is there a lemon in the fridge? (Buzdolabında bir limon var mı?)

Is there a pizza on the tray? (Tepside bir pizza var mı?)

There is not a flower in the vase. (Vazoda bir çiçek yok.)

There is not a hamburger on the table. (Masanın üzerinde (bir) hamburger yok.)


Bir yerdeki çoğul nesnenin varlığı there are __________ . kalıbı ile gösterilir. Örnekleri inceleyiniz.

There are four apples in the basket. (Sepette dört elma var.)

There are six peaches in the paper bag. (Kâğıt çantada altı tane armut var.)

Are there four lemons in the bag? (Çankada dört tane limon var mı?)

Are there nine kiwis in the dishes? (Tabakta dokuz tane kivi var mı?)

There are not any pizzas on the plate. (Tabakta hiç pizza(lar) yok.)

There are not any potatoes in the saucepan. (Tencerede hiç patates yok.)


Some; sayılabilir isimlerle kullanıldığında birkaç, sayılamayan isimlerle kullanıldığında biraz anlamındadır. Olumlu yapıda yer alır.

There is some olive oil in the bottle. (Şişede biraz zeytinyağı var.)

There is some lemonade in the glass. (Bardakta biraz limonata var.)

There are some carrots in the fridge. (buzdolabında birkaç tane havuç var.)

There are some tomatoes in the kitchen. (Mutfakta birkaç domates var.)


Any; sayılabilir ve sayılamayan isimlerle olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır, hiç anlamındadır. Örnekleri inceleyiniz.

There isn’t any orange juice in the jug. (Sürahide hiç portakal suyu yok.)

There aren’t any carrots in the fridge. (Buzdolabında hiç havuç yok.)

There isn’t any omelette on the plate. (Tabakta hiç omlet yok.)

Is there any milk in the glass? (Barda hiç süt var mı?)

Are there any bananas on the table? (Masanın üzerinde hiç muz var mı?)

Are there any strawberries on the plate? (Tabakta hiç çilek var mı?)


How many; sayılabilen isimlerle kullanılır, kaç tane anlamındadır. Örnekleri inceleyiniz.

How many eggs are there in the kitchen? (Mutfakta kaç tane yumurta var?)

How many cups of milk can you drink? (Sen kaç fincan süt içebilirsin?)

How many apples do you need? (Kaç tane elmaya ihtiyacın var?)

How many meals do you have a day? (Bir günde kaç öğün yemek yersin?)

How many sandwiches does he take to school? (Okula kaç tane sandviç götürürsün?)


How much: sayılamayan isimlerle kullanılır, ne kadar anlamındadır. Örnekleri inceleyiniz.

How much rice is there in the bowl? (Kâsede ne kadar pirinç var?)

How much meat does a cat eat every day? (Bir kede her gün ne kadar et yer?)

How much sugar do we need for the cookies? (Kurabiyeler için ne kadar şekere ihtiyacımız var?)

How much coke do you drink a day? (Bir günde ne kadar kola içersin?)

How much money do you have? (Ne kadar paran var?)


A few; sayılabilen isimlerle olumlu cümlede kullanılır, birkaç anlamına gelir. Örnekleri inceleyiniz.

Hakan has got a few apples in his bag. (Hakan’ın çantasında birkaç elma var.)

There are a few pears in the fridge. (Buz dolabında birkaç armut var.)

You have got a few flowers in your hand. (Elinde birkaç çiçek var.)


A lot of; sayılabilen isimlerle kullanıldığında çok sayıda, sayılamayan isimlerle kullanıldığında çok miktarda anlamındadır. Olumlu cümlede yer alır. Örnekleri inceleyiniz.

There are a lot of olives on the plate. (Tabakta çok sayıda zeytin var.)

Aysu always eats a lot of tomatoes every day. (Aysu her gün çok sayıda domates yer.)

You need a lot of eggs to make a big cake. (Büyük bir kek yapmak için çok sayıda yumartaya ihtiyacın var.)

There is a lot of food in the fridge. (Buzdolabında çok miktarda yiyecek var.)

There is a lot of milk in the bowl. (Kâsede çok miktarda süt var.)

There is a lot of mineral water in the glass. (Bardakta çok miktarda maden suyu var.)


A little; sayılamayan isimlerle olumlu cümlelerde kullanılır, biraz (az miktarda) anlamındadır. Örnekleri inceleyiniz.

There is a little olive oil in the bottle. (Şişede biraz zeytinyağı var.)

You have got a little money in your pocket. (Cebinde biraz para var.)

I always eat a little butter at breakfast. (Ben daima kahvaltıda biraz tereyağı yerim.)


Many; sayılabilen isimlerle olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır, çok anlamındadır.

You haven’t got many books in your bag. (Çantanda çok kitap yok.)

Your dog has not got many bones in its kennel. (Köpeğinin kulubesinde çok kemik yok.)

Are there many bananas in the basket? (Sepette çok muz var mı?)

Are there many students at school? (Okulda çok öğrenci var mı?)


Much; sayılamayan isimlerle olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır, çok anlamındadır. Örnekleri inceleyiniz.

You do not have much bread at breakfast. (Kahvaltıda çok ekmek yemezsin.)

He has not got much money in his bag. (Çantasında çok para yok.)

Is there much milk in the bottle? (Şişede çok süt var mı?)

Has she got much chocolate to eat? (Onun yemek için çok çikolatası var mı?)


Want; istemek anlamındadır. Örnekleri inceleyiniz.

I want a roll of toilet paper. (Bir rulo tuvalet kâğıdı istiyorum.)

He wants a big sandwich. (O bir büyük sandviç istiyor.)

You want a toast and some mayonnaise. (Bir tost ve biraz mayonez istiyorsun.)

Suna wants to make a cake. (Suna kek yapmak istiyor.)

He doesn’t want to drink some milkshake every day. (Her gün biraz milkshake içmek istemezsin.)

You don’t want to cook meat and vegetables. (Sen et ve sebze pişirmek istimiyorsun.)

Do you want to buy a kilo of onions? (Bir kilo soğan satın almak istiyor musun?)

Does he want to make an omelette? (Omlet pişirmek ister mi?)


Would like; istemek anlamındadır. Want’dan daha kibar bir ifadedir. Örnekleri inceleyiniz.

I would like a cup of tea. (Bir fincan çay istiyorum.)

You would like some dessert. (Biraz tatlı istiyorsun.)

He would like some lamb steaks. (Biraz kuzu bifteği istiyor.)

She would like to buy a kilo of beef. (O bir kilo sığır eti satın almak istiyorsun.)

Would you like to have a bowl of soup. (Bir kâse çorba içmek ister misiniz?)

Would you like any dessert? (Biraz tatlı ister misiniz?)

My dad would not like to buy a bottle of olive oil. (Babam bir şişe zeytin yağı satın almak istemiyor.)


Need; ihtiyaç duymak anlamındadır. Örnekleri inceleyiniz.

You need some tomatoes for salad. (Salata için birkaç domatese ihtiyacın var.)

She needs a packet of chips. (Bir paket cipse ihtiyacı var.)

Sue needs two eggs and some flour to make a cake.

(Sue’nin kek yapmak için iki yumarta ve biraz una ihtiyacı var.)

I don’t need a tube of toothpaste. (Bir tüp diş macununa ihtiyacım yok.)

He doesn’t need a loaf of bread and any cheese. (Onun bir somun ekmek ve biraz peynire ihtiyacı yok.)

Do you need a can of orange juice? (Bir kutu portakal suyuna ihtiyacın var mı?)

Does she need to buy a kilo of sugar? (Onun bir kilo şeker satın almaya ihtiyacı var mı?)

(Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce’yeaittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta bulunanlar hakkında, hukuk büromuz her türlü yasal işlemi uygulayacaktır. Üçüncü kişilere duyurulur ...)



Bu İngilizce konu anlatımı 14,121 kez okundu.

Yorumlarınız

selena 23 Ekim 2014 15:30

hiç güzel değil

misafir 19 Ekim 2014 20:28

örnek az ama sayfa çooooooooooooooookkkk bilgili

asdf 18 Ekim 2014 15:17

Çok güzeldi teşekkürler açıklayarak yapmışsınız çok güzel olmuş :D

njhbnjh 12 Ekim 2014 08:45

çok güzel

bıcır o. 9 Ekim 2014 09:53

iyi ama örnek az bana 10 tane gerek

Anonim 7 Ekim 2014 12:47

FENA DEĞİL AMA ÖRNEKLERİ ÇOK AZ

Yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz
Konu anlatımı

İngilizce konu anlatımı Türkçe anlamlarıyla birlikte, örnek cümleler ile anlatılmaktadır.


Son Haberler
  • İlkokul 3. Sınıf İngilizce 3. Üniteye Ait Yeni İki Test Yayınlandı. 23 Ekim 2014
  • Ortaokul 6. Sınıf İngilizce 1. Üniteye Ait Bir Yeni Test Yayınlandı. 22 Ekim 2014
  • Ortaokul 6. Sınıf İngilizce 3. Ünite (A Day In My City) Konu Anlatımı - 1 (Comparative of Adjectives) Yayınlandı. 21 Ekim 2014
  • Ortaokul 6. Sınıf İngilizce 3. Ünite (A Day In My City) Konu Anlatımı - 1 (The Present Continuous Tense) Yayınlandı. 20 Ekim 2014
  • Ortaokul 6. Sınıf İngilizce 3. Ünite (A Day In My City) Konu Anlatımı - 1 (Degrees Of Adjectives) Yayınlandı. 19 Ekim 2014
ÖNEMLİ UYARI

Sitemizdeki içeriği izinsiz kopyalayıp yayınlamaya müsade edilmemektedir.

İngilizce test ve konu anlatımlarımız, MEB onaylı kitaplarımızın içeriği olup yayın hakları Ali Hikmet İNCE'ye aittir.