- İngilizce Oyunlar Bölümünde İlkokul 2. ve 3. Sınıf Yayında ... - Kıymetli Öğretmenlerimiz; Konu anlatımlarını ve testleri akıllı tahta yardımıyla sınıflarınızda ücretsiz, güvenle ve zevkle kullanabilirsiniz ... - Konu anlatımlarımızı ve testlerimizi beğendiyseniz, Facebook ve Twitter'da arkadaşlarınıza duyurabilirsiniz ...

Ortaokul 8. Sınıf 2. Ünite (Teen Life) Konu Anlatımı 3 (Yeni) : Frequency Adverbs & How often

FREQUENCY ADVERBS (Süreklilik Zarfları)

Süreklilik zarfı, eylemin hangi sıklıkta yapıldığını belirtir. Bu bölümde the simple present tense (geniş zaman)da kullanılan zarfları göreceğiz. (Bu konu daha geniş bilgi için bakınız, İngilizce Konu Anlatımları, Anadolu Liseleri, 9. Sınıf, Frequency Expressions / Adverbs (Sıklık (Süreklilik) Terimleri / Zarfları) ...) Şimdi konuya girelim.

ALWAYS (Her zaman, daima)

I always get up at 7 o'clock a.m.
(Ben daima saat yedide kalkarım.)
You always go to school on weekdays.
(Sen hafta içi günlerde daima okula gidersin.)
Mary always does exercises twice a day.
(Mary daima günde iki defa antreman yapar.)
USUALLY (Genellikle)

I usually practice the guitars with my friends.
(Ben genellikle arkadaşlarımla gitar çalışması yaparım.)
Your brother usually rides his bike to school.
(Erkek kardeşin genellikle okula bisikletle gider.)
You usually go cycling on Saturdays.
(Sen genellikle cumartesi günleri bisiklete binmeye gidersin.)
OFTEN (Sık sık)

They often play volleyball on Saturdays.
(Onlar sık sık cumartesi günleri voleybol oynarlar.)
She often takes the bus to work.
(O işe sık sık otobüsle gider.)
I often walk to school.
(Ben sık sık okula yürürüm.)

SOMETIMES (Bazen, ara sıra)

Ali's mother sometimes help him with his homework.
(Ali'nin annesi bazen ona ödevinde yardım eder.)
We sometimes have pancakes with honey and milk.
(Biz bazen gözlemeyi bal ve sütle yeriz.)
She sometimes prefers hanging out with her friends.
(O bazen arkadaşları ile beraber olmayı tercih eder.)

SELDOM / RARELY (Nadiren, seyrek olarak)

I rarely go to the theatre, but I love going to concerts.
(Ben nadiren tiyatroya giderim, fakat konserlere gitmeyi çok severim.)
Your brother seldom works outside the city.
(Erkek kardeşin nadiren şehir dışında çalışır.)
He rarely prefer wearing his fashion clothes.
(O nadiren modaya uygun giysiler giymeyi tercih eder.)

HARDLY EVER (Neredeyse hiç)

You hardly ever sleep before 11 p.m.
(Sen onbirden önce neredeyse hiç uyumaz.)
He hardly ever stays up late on weekdays.
(O hafta içi günlerde geç saatlere kadar neredeyse hiç uyanık kalmaz.)
My father hardly ever goes to the movies on Sundays.
(Babam pazarları neredeyse hiç sinemaya gitmez.)

NEVER (Asla, hiç bir zaman)

We never get up late on weekdays.
(Biz hafta içi günlerde hiç geç kalkmayız.)
I never eat fast food and junk food.
(Ben asla hızlı yiyecek ve abur cubur yemem.)
She never listens to pop music.
(O asla pop müzik dinlemez.)
HOW OFTEN (Hangi sıklıkta)


How often __________ ? kalıbı ile - belli bir zaman diliminde - eylemin hangi sıklıkta yapıldığı öğrenilir. Cevapta yukarıda örneklerle verdiğimiz frequency adverbs (süreklilik zarfları)ndan birisi veya günde bir kez, haftada iki kez veya ayda üç defa gibi ... belirli kazan dilimlerini belirten kelime grupları kullanılır. Örnekleri inceleyiniz.

How often do you get up at 7 a.m.?
(Hangi sıklıkta saat yedide kalkarsın?)
I always get up at 7 a.m.
(Ben daima saat yedide kalkarım.)
How often does your brother ride his bike to school?
(Erkek kardeşin hangi sıklıkta okula bisikletiyle gider?)
He usually rides his bike to school.
(O genellikle okula bisikletle gider.)
How often do they play volleyball on Saturdays?
(Onlar hangi sıklıkta cumartesileri voleybol oynar?)
They often play volleyball on Saturdays.
(Onlar sık sık cumartesileri voleybol oynar.)
How often do you have pancakes with honey and milk?
(Siz hangi sıklıkta gözlemeyi bal ve sütle yersiniz?)
We sometimes have pancakes with honey and milk.
(Biz ara sıra gözlemeyi bal ve sütle yeriz.)
How often does your brother work outside the city?
(Erkek kardeşin hangi sıklıkta şehir dışında çalışır?)
My brother seldom work outside the city.
(Erkek kardeşim nadiren şehir dışında çalışır.)
How often do you eat fast food and junk food?
(Sen hangi sıklıkta hızlı yemek ve abur cubur yersin?)
I never eat fast food and junk food.
(Ben asla hızlı yemek ve abur cubur yemem.)
How often do you go to the theatre?
(Siz hangi sıklıkta tiyatroya gidersiniz?)
We go to the theatre once a month.
(Biz ayda bir defa tiyatroya gideriz.)
How often do you do exercise?
(Sen hangi sıklıkta antreman yaparsın?)
I do exercise twice a day.
(Ben günde iki defa antreman yaparım.)
How often do you have a shower?
(Sen hangi sıklıkta duş alırsın?)
I have a shower three times a week.
(Ben haftada üç defa duş alırım.)
How often do they visit their parents?
(Onlar hangi sıklıkta ailelerini ziyaret ederler?)
They visit their parents four times a month.
(Onlar ayda dört defa ailelerini ziyaret ederler.)

(Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce’ye aittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta bulunanlar hakkında, hukuk büromuz her türlü yasal işlemi uygulayacaktır. Üçüncü kişilere duyurulur ...)

Bu İngilizce konu anlatımı 6,431 kez okundu.

Yorumlarınız

sınemm 5 January 2016 18:55

süper

mert 5 November 2015 17:36

lise içinde varmı

Dilek 1 November 2015 17:42

Tam bizim işlediğimiz şeyler bu site bi harika
Perfect perfect

melike ç. 1 November 2015 15:08

bu siteyii çook seviyoorummm...
bn.

çilek k. 1 November 2015 15:07

iyiiii

gina 30 October 2015 15:22

good

melek 30 October 2015 13:58

bayıldım konuyu çok guzel anlatmişsınız

Yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz

Konu anlatımı

İngilizce konu anlatımı Türkçe anlamlarıyla birlikte, örnek cümleler ile anlatılmaktadır.