- İngilizce Oyunlar Bölümünde İlkokul 2. ve 3. Sınıf Yayında ... - Kıymetli Öğretmenlerimiz; Konu anlatımlarını ve testleri akıllı tahta yardımıyla sınıflarınızda ücretsiz, güvenle ve zevkle kullanabilirsiniz ... - Konu anlatımlarımızı ve testlerimizi beğendiyseniz, Facebook ve Twitter'da arkadaşlarınıza duyurabilirsiniz ...

The Simple Present Tense (Basit Geniş Zaman) (I - You - We - They) 1

The Simple Present Tense (Basit Geniş Zaman) (I - You - We - They) 1
The Simple Present Tense (Basit Geniş Zaman); kişi veya kişilerin her gün yaptığı (tekrarladığı), alışkanlık haline gelmiş, hobi olarak yapmaktan zevk alınan (veya hoşlanılmayan) eylem(ler) anlatırken kullanır. Ben, her sabah erken kalkarım. Sen, günde üç defa dişlerini fırçalarsın. Babam, işine yürüyerek gider. Ben, televizyonda voleybol maçı seyretmekten hoşlanırım. Onlar, hafta sonlarında erken kalkmaktan hoşlanmaz. Annem sigara içmekten nefret eder, vb. gibi eylemler, geniş zaman kipi kullanılarak anlatılır. (Bu bölümde, I, you, we, they özneleri ile ilgili örnek cümleleri göreceğiz. (The Simple Present Tense (Basit Geniş Zaman) 2 bölümünde ise he, she, it öznelerini ele alacağız ...) 
1 Affirmative Form (Olumlu Düz Cümle Şekli) ile konuya başlayalım. Örnekleri inceleyiniz.

I have lunch at school at noon.
(Ben, öğlen öğlen yemeğini okulda yerim.)

You have a shower every morning.
(Sen, her sabah duş alırsın.)

They watch football on TV.
(Onlar, televizyonda futbol seyreder.)

You love eating Turkish kebabs.
(Sen, Türk kebabı yemeyi seviyorsun.)

I get up at 8 o'clock in the mornings.
(Ben, sabahları saat sekizde kalkarım.)

Jack and Joe go to a French course on weekdays.
(Jack ve Joe, haftaiçi günlerde bir Fransızca kursuna gider.)

We love going to the gym.
(Biz, spor salonuna gitmeyi severiz.)

My parents come home at 7:30 p.m.
(Ailem, - akşam - yedi buçukta eve gelir.)

I usually listen to music in my room.
(Ben, odamda genellikle müzik dinlerim.)

They always do their homework on time.
(Onlar, ödevlerini daima zamanında yapar.)

You prefer studying to going to the parties.
(Sen, ders çalışmayı, partilere gitmeye tercih edersin.)

We never miss a lesson. (Biz, hiçbir dersi kaçırmayız.)
You spend your time with your friends.
(Sen, arkadaşlarınla vakit geçirirsin (harcarsın).)

I listen to family members carefully when they are talking to me.
(Aile fertleri benimle konuştukları zaman, ben onları dikkatle dinlerim.)
You ask questions to learn more from other people.
(Sen, diğer insanlardan daha çok şey öğrenmek için sorular sorarsın.)
We always visit our grandparents every weekend.
(Biz, daima büyük anne ve babamızı her hafta sonunda ziyaret ederiz.)
I never do harmful things for people.
(Ben, asla insanlar için zararlı şeyler yapmam.)
I usually have a day off on Saturdays.
(Ben, genellikle cumartesi günü bir gün tatil yaparım.)

We usually have barbecue with our friends.
(Biz, genellikle arkadaşlarla mangalda et kızartırız.)
They take the bus to school every day.
(Onlar, her gün okula otobüsle gider.)
They usually eat only corn flakes at their breakfast.
(Onlar, genellikle kahvaltılarında sadece mısır gevreği yer.)
I never spend most of my time on the Internet.
(Ben, zamanımın çoğunu asla internette (geçirmem) harcamam.)
We learn English and German at the language school.
(Biz, dil okulunda İngilizce ve Almanca öğreniriz.)
They usually go to the airport two hours before the flight.
(Onlar, genellikle uçuştan iki saat önce havaalanına gider.)
I and my parents have dinner together.
(Ben ve ailem, akşam yemeğini beraber yeriz.)
The Simple Present Tense (Basit Geniş Zaman)de I, you, we, they özneleri ile kurulan cümlede main verb (asıl fiil) yalın halde yer alır. 
2 Negative Form (Olumsuz Düz Cümle)de Iyouwethey özneleri ile don't kullanılır.
We don't go to movies on weekdays.
(Biz, hafta içinde sinemaya gitmeyiz.)
You don't have dinner at home.
(Sen, akşam yemeğini evde yemezsin.
I don't like watching cartoons on TV.
(Ben, televizyonda çizgi film seyretmeyi sevmem.)
They don't have a rest at weekends.
(Onlar, hafta sonlarında dinlenmez.)
I don't like going to the cinema alone.
(Ben, tek başıma sinemaya gitmeyi sevmem.)
They don't work on Saturdays and Sundays.
(Onlar, cumartesi ve pazar günleri çalışmaz.)
You don't talk to your deskmate during the lesson.
(Sen, ders boyunca sıra arkadaşınla konuşmazsın.)
You don't change your mobile phone every year.
(Sen, cep telefonunu her yıl değiştirmezsin.)
Students don't go to their schools at weekends.
(Öğrenciler, hafta sonlarında okullarına gitmez.)
We don't love studying grammer.
(Biz, dilbilgisi çalışmayı sevmeyiz.)
I don't walk the dog every day.
(Ben, her gün köpek gezdirmem.)
You don't enjoy riding a horse.
(Sen, ata binmekten zevk almazsın.)
They don't want to join the Star Dance Club.
(Onlar, Star Dans Kulübü'ne katılmak istemez.)
We don't like watching ping pong matches on TV.
(Biz, televizyonda ping pong maçları seyretmeyi sevmeyiz.)
They don't help him in the school.
(Onlar, ona okulda yardım etmez.)
Olumsuz cümlede main verb (asıl fiil) yalın haldedir.
3 Interrogative form (Soru Biçimi)nde cümle do ile başlar. Main verb (asıl fiil) yalın haldedir. Örnekleri inceleyiniz.
Do you go to bed late on weekdays?
(Sen, hafta içi günlerde yatağa geç gider misin?)

Do they have free time on Wednesday? 
(Onlar, çarşamba günü boş vakte sahip mi?)

Do we play tennis at weekends?
(Biz, hafta sonlarında tenis oynar mıyız?)

Do you often dream?
(Sen, sık sık rüya görür müsün?)

Do you like solving your friends' problems?
(Arkadaşlarının problemlerini çözmeyi sever misin?)

Do you usally drink apple juice? 
(Sen, genellikle elma suyu mu içersin?)

Do they walk the dog in the mornings?
(Onlar, sabahları köpek gezdirir mi?)

Do you tell us your daily routines?
(Sen, bize günlük rutinlerini (her gün tekrarladığın eylemleri) anlatır mısın?)

Do they exercise regularly?
(Onlar, düzenli olarak egzersiz yapar mı?)

Do you and your family live in the same house?
(Sen ve ailen aynı evde kalıyor musunuz?)

Do banks in Turkey open at weekends?
(Türkiye'deki bankalar, hafta sonlarında açılır mı?)

Do most people live in flats or houses?
(İnsanların çoğu, apartmanlarda mı yoksa evlerde mi yaşarlar?)

Do you spend your pocket money on books?
(Sen, cep harçlığını kitaplara mı harcarsın?)
Do you have a healthy diet?
(Sen, sağlıklı bir diyete sahip misin?)
Do you always chat with your friends on the phone?
(Sen, daima arkadaşlarınla telefonla sohbet eder misin?)

(Bu metnin her türlü yayın hakkı A. Hikmet İnce'ye aittir. Hiçbir şekilde alıntı yapılamaz ve başka bir yayında kullanılamaz. Aksi davranışta bulunanlar hakkında, hukuk büromuz her türlü yasal işlemi uygulayacaktır. Üçüncü kişilere duyurulur ...)

Bu İngilizce konu anlatımı 10,188 kez okundu.

Yorumlarınız

hey 7 September 2016 21:18

perfect

duru m. 11 April 2016 18:00

harika :D

gülfem 22 March 2016 20:32

süper çok güzel anlatıyor açığımı kappatım site sayesinde

bilmemkiiiiii 20 March 2016 22:16

Güzel yani beğendim ama emeğe saygım olduğu için teşekkür ederım tebrikler ☺☺☺☺☺☺

ayse 11 January 2016 20:23

çok yardımcı oldu çok tesekkürler

öörenci 10 January 2016 19:06

bu site sayasinde ingilizcem baya gelişti

kiziltepe b. 14 December 2015 16:42

Cok guz.el bir site cok memnunum

sudenaz y. 14 October 2015 11:06

arkadaşlar şuana kadar gördüğüm en güzel site bu .Bu site sayesinde ingilizcem gelişti sizede tavsiye ederim..........mmm

barış 25 December 2014 19:43

eyw site güzelmiş

Öğrenci 16 December 2014 19:12

Site çok güzel tesekkurlerrrrr konu anlatimlari icin :) öğrenci

Yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz

Konu anlatımı

İngilizce konu anlatımı Türkçe anlamlarıyla birlikte, örnek cümleler ile anlatılmaktadır.